Bu Ay BeStyle'da Hande Doğandemir Var!
En son bir araya gelmemizin üzerinden epey geçmiş. Tabii bu süre zarfında Hande çok daha güzelleşmiş, başarıdan başarıya koşmuş, yepyeni projelere ismini gururla yazdırmış ve şimdilerde de Türkan karakteriyle izleyiciyle çok doğru bir frekans yakalamış durumda. Geçmişten bugüne her şeyi konuştuğumuz, özellikle şu an ve bundan sonraki hedeflerine dair gerçekleştirdiğimiz sohbeti keyifle okurken, çok güzel karelere de tanıklık edeceksiniz. Çünkü Hande'den gelen bu güzel enerjiyle, birlikte şahane bir çekime imza attık. Bir sonraki çekim için de bu kadar ara vermemeye karar verdik. Bu güzel birliktelik 2026'da şans getirsin.
RÖPORTAJ TUĞÇE ORÇUNUS
FOTOĞRAF ELİF DEMİRALP
STYLING MURAT HAN
MAKYAJ RUFİYE KALMAZ
SAÇ AKIN ÜNAL
VİDEO ÜNAL AVCI
SANAT YÖNETMENİ ZEE ADHAM
FOTOĞRAF ASİSTANI UMUT TUNÇ
DİJİTAL İÇERİK DİREKTÖRÜ TUĞÇE ORÇUNUS
KURUMSAL İLETİŞİM MUKADDES KAYA
DİJİTAL İÇERİK EDİTÖRÜ YAĞMUR ÖZER
STYLING ASİSTANI EMRE BARAN
OYUNCU AJANSI WE ACT
İLETİŞİM AJANSIA LIST COMMUNICATION / NURBANU GÜNEY
MEKAN DİVAN İSTANBUL TAKSİM
Neredeyse 10 yıl geçmiş beraber kapak çekmemizin üzerinden. 2016'nın Haziran ayında iyi bir çekime imza atmışız o zamanda. Şimdi de çok içimize sinen bir birliktelik oldu. Nasılsın bu aralar Hande, yolunda mı gidiyor hayat akışın?
Öncelikle sizlerle tekrar buluşmak benim için çok keyifli. Çok güzel bir ekiple mutlu olduğum bir çekim yaptık hem çok eğlendik hem de içimize sinen kareler çıkardık. Umarım yine en kısa zamanda tekrar buluşuruz. Açıkçası kendimi iyi, verimli hissettiğim bir dönemimdeyim, huzurluyum.

Çok güzel işlere imza attın ve atmaya da devam ediyorsun. Sence izleyicinin en çok seni benimsediği proje ve rol hangisiydi?
İçinde bulunduğum her işi, her projeyi çok severek yaptım. Bence seyirci de bir çoğunu çok sahiplendi ama tabii ki Güneşi Beklerken'in yeri çok ayrı. Şu anki Kıskanmak dizisindeki Türkan rolüm de çok sevildi sanırım.
Dünden bugüne oyunculuğun seni çok zorladığı dönemler oldu mu hiç?
Tabii ki oldu. Zor bir sektörün içindeyiz ve zor bir meslek bizimki. Dolayısıyla bazen her şey hayal ettiğimiz gibi gitmiyor, planladığımız gibi olmuyor, uzun süreler hedefinize ulaşmak için bekleyebiliyorsunuz ama bu dönem dönem hepimizin başına gelebiliyor. Tam tersi de hiç beklenmedik anlarda büyük süprizlerle karşılaşabiliyoruz. Dolayısıyla inişleri, çıkışları, zorlukları olan ama tabii ki çok keyifli bir meslek. Psikolojik ve fiziksel olarak güçlü olmayı gerektiriyor, bu da sizin her zaman hayatta aktif olmanızı sağlıyor tabii ki. Ben de üm zorluklarıyla ve güzellikleriyle seviyorum mesleğimi.

Şimdilerde Kıskanmak dizisinde adeta fırtınalar estiriyorsun. Öncelikle set ortamınız merak konusu. Çok iyi oyuncularla bir aradasınız. Nasıl geçiyor?
Öncelikle çok teşekkür ederim, ben de Türkan’ı çok keyifle canlandırıyorum. Şahane bir oyuncu kadrosu ve arka planda da müthiş bir ekip var. Yönetmenlerimiz, tüm çalışan ekip arkadaşlarımız, herkes en iyisini yapmak için çok büyük bir özveriyle çalışıyor. Gerçekten çok huzurla, çok profesyonel ve eğlenerek çalışıyoruz Türkan’ın yeri benim için çok özel oldu çünkü benzersiz bir karakter kendi kariyerim için.
Türkan karakterinin kötü yönleri sebebiyle seyirci sana biraz önyargılı tabii. Düzelecek mi bu durum ilerleyen bölümelerde sence?
Açıkçası ben öyle bir önyargı olduğunu düşünmüyorum hatta aksine tüm yaptıklarına rağmen Türkan fazlasıyla seviliyor çünkü bir şekilde yaptıklarının nedenleri olduğunu biliyoruz, her zaman empati kurmak zorunda da değiliz. Türkan, o sivri karakterine rağmen bir yanıyla da sempatik geliyor. Yolculuğunu ben de merak ediyorum, seyirci ile beraber göreceğiz.

Peki Türkan ile buluşman, kaynaşman, ona ısınman nasıl oldu? Seni izlerken cuk oturduğunu düşünüyoruz karaktere.
İlk olarak yönetmenimiz ile konuştuğumuzda ben zaten farklı bir karakter canlandıracağım için çok heyecanlıydım. Zaten bu heyecanla yola çıktım, şimdi geldiği nokta, seyircinin beni daha önce hiç görmediği bir profil. Ben de kendimde yeni bir şey denemiş oldum ve burayı da çok sevdim. O yüzden de yaptığım mesleği çok seviyorum, her zaman farklı şeyler deneyimleme imkanı tanıyor insana.

Geçtiğimiz sezonlarda da iddialı dizilerde yer aldın. Ama tv ekranları kadar dijital tarafta göremiyoruz seni. Bilerek mi çok yanaşmıyorsun bu temponda, yoksa içine sinen bir iş henüz çıkmadı mı?
Benim öyle bir seçimim yok açıkçası, ben severek oynayacağım her rolde ve içime sinen her projede olmaktan yanayım. Tabii ki dijital veya televizyon diye ayırmıyorum, bu biraz şans biraz doğru proje ile buluşma işi ama benim şu an dijitalde yayınlanmayı bekleyen hazırda bir işim var.

Evet oraya geleceğiz. Tabii'de yayınlacak, seninde içinde yer aldığın Kara Kış'ın tarihi belli oldu mu? O iş için de heyecanlı izleyici.
Kara Kış benim çok çok heyecanlandığım özel bir proje. Gerçek bir hikayeden yola çıkıldı, bu ülkenin çok acı bir dönemini anlatıyor. Bir dönem işi, şahane bir oyuncu kadrosu var, orada da yine çok önemli bir ekip çalıştı. Zor da bir işti, çok zor şartlarda çekildi, o yüzden ben de açıkçası sabırsızlıkla bekliyorum. Sanıyorum yeni yılın başlarında, Şubat ayı gibi seyirciyle buluşacak.
Uzun yıllardır sektördeki oyunculardan biri olarak, kendini ihmal ettiğin dönemlerden geçtiğinde yeniden motivasyonunu nasıl sağlıyorsun?
Sürekli olmasa da bazı dönemler tabii ki kendimizi ihmal edebiliyoruz. Onu da vaktimin daha bol olduğu, aktif bir projenin olmadığı ya da yoğun olmadığım zamanlarda rutinlerime geri dönerek açığı kapatmaya çalışıyorum.

Zor bir iş yapıyorsunuz. Özellikle sosyal medya tarafında çok linçlendiğin bir dönem oldu mu?
Sosyal medya ile çok güçlü ve kontrolsüz bir linç kültürü oluştu malesef. Sadece göz önünde olan insanlar değil, her kesimden kişiler herhangi bir sebeple haklı ya da haksız yere linç kültüründen etkilenebiliyor. Bunun çözümü nedir bilmiyorum ama sosyal medyayı doğru konularda ciddiye almayı öğrenmek gerek sanırım.

Kötü yorumlardan hemen etkilenen bir yapıya mı sahipsin? Yoksa kendini bozmayayı başaranlardan mısın?
Aslında tabii ki herkes gibi ben de etkileniyorum ama zamanla görmemeyi, duymamayı ya da orada takılıp kalmamayı öğreniyoruz.
Sinemada da aktif bir oyuncusun. O taraf için ne düşünüyorsun? 2026'da güzel sürprizlerin olur mu dersin?
Sinemanın her zaman benim kariyerimde ve hayatımda çok önemli bir yeri var. Sürekli ve çeşitli olarak farklı projelerde yer almaya özen gösteriyorum. Umarım yeni yılda da sinema projeleri ile devam ederim. Bu yolculuğumda en son Boğaziçi Film Festivali'nde jürilik yaptım. Kendimi her açıdan beslemeye, hem oyuncu hem izleyici olarak öğrenmeye ve kendim için yeni yollar açmaya çalışıyorum.
Aslında sunuculuk da senin kariyer yolculuğunda var olan bir dal. Daha sık yapmayı düşünüyor musun önümüzdeki günlerde?
Evet, sunuculuğu çok severek yapıyorum. Bugüne kadar özel projelerde sunucu olma fırsatım oldu, bundan sonra da yenilerine çok açığım. Umarım yine güzel bir gecenin veya projenin sunuculuğunu en kısa zamanda üstlenirim.

Çok yoğun tempo sonrası kendinle baş başa kalmak istediğinde soluğu ilk nerede almayı seversin? Bu bir yurt dışı seyahati mi olur yoksa gözlerden uzak bir kasaba mı?
Ben yurt dışı seyahati diyebilirim bu soruya çünkü yeni ülkeler, yeni yerler, başka kültürler görmeye çok hevesli ve meraklıyım. Bu beni hayatta en çok mutlu eden şeylerden biri. Her zaman enerjimin değişmesi ve neşelenmek için ilk tercihim olur.
Son olarak Hande'nin hayata bakışını kolaylaştıran bir felsefesi, onu iyi hissettiren cümlesi var mıdır?
Artık her şeyin iyisine, hayırlı olanına niyet edip, akışına bırakıyorum. Hayat, enerjimizle çok doğru orantılı. Güzel ruhlar ve enerjilerle karşılaşmayı diliyorum, şansımız bol olsun!
