ÜMİT BESTE KARGIN RÖPORTAJI
Eskişehir’de bir hayalle başladığı oyunculuk yolculuğuna bugün” İnci Taneleri” dizisinde yarattığı Yıldız karakteriyle herkesin gönlüne taht kurarak başarılara koşan iyi bir yetenekle beraberiz. Neşeli, içten ve samimi oyunculuğu ile hemen fark edilen, bugüne kadar yer aldığı birçok dizide çok sevilen, ekranların yeni yıldızlarından biri. Kendisini ve oyunculuğunu yakından tanımaya ne dersiniz?
Röportaj Mukaddes Kaya
Oyunculuğa nasıl adım attın ve hangi karar seni bu mesleğe yöneltti?
Bizim evde oyun her zaman dönerdi. Örneğin şimdi aklıma gelen, bir şekilde eve kostümvari bir şey girmiştir (mesela) şalvar gibi (babaannemindir ya da kardeşinin ya anneannemin vs) onu giyer, başıma bir şey bağlar, evin salonunda gösteri yapardım. Beste yapıp, dans ederdim. Ablamın kamerası vardı, bir şeyler oynar, onları kaydederdik ve sonra izleyip gülme krizine girerdik. Ailem beni seyreder ve yüreklendirirlerdi sağolsunlar. Babam öncü olup bizi filmlere, oyunlara götürürdü. Eskişehir'de doğdum büyüdüm, o zaman şehir tiyatrolarının oyunlarına giderdik. En son Türkiye'ye Circ de Solei geldiğinde hiç unutmuyorum reklamı Kanal D'de çıkmıştı. Babam dönüp buna bilet alıyorum ve gidiyoruz demişti. İyi ki gitmişiz ve işte o zaman sahnenin gücünü damarlarıma kadar hissetmemi sağlamıştı. Ama bunun bir meslek olabileceğini henüz bilmiyordum. Sadece hep seyirciydim. Yapabileceğimi düşünmeyip, başka bölümlere yönelmiştim nedense. Liseden en yakın arkadaşım arka sokakta harika bir tiyatro kursu açıldığını söyledi ve böylelikle harekete geçmiş oldum. Ve bütün hayatım değişmeye başladı. Biraz yönlendirmeyle bu karar, beni bu mesleğe yöneltti diyebilirim.

Şimdilerde neyin hazırlığındasın?
Genel olarak baktığımda başarılı projelerin gelmesi için kendimi hazırlama hazırlığındayım. Spor yapıyorum, okuyorum, iyi oyunlar ve filmler izlemeye çalışıyorum. Ama eğer şu zamana özel cevap vermem gerekirse, bir tiyatro oyununda yer almaktayım. Şu an prova sürecindeyiz. Evrim Yağbasan'ın yazıp Gülhan Kadim'in yönettiği bir kara komedi. Aynı zamanda devam etmekte olan Kanal D'de yayınlanan İnci Taneleri dizimizi dört gözle bekliyorum.
Peki aldığın eğitimlerden de bahseder misin?
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konservatuvar Tiyatro Oyunculuk mezunuyum. Yıllar içerisinde çeşitli workshoplarda yer aldım. Şiirsel Komedi Bir Clown Araştırması Workshop (Güray Dinçol), Anlatıda Fiziksel Olan Workshop (Güray Dinçol), Ezilenlerin Tiyatrosu Workshop (Ebru Gökdağ) gibi.
Klişedir ama hep merak edilir, oyuncu olmasaydın ne olmak isterdin?
Oyuncu olmasaydım muhtemelen şarkıcı olmak isterdim. Çok iyi bir sesim olduğunu söylerler.
Genelde uzun set saatlerinden dolayı oyuncular off günlerinde kendilerine sakin bir gün geçirmeyi hedef koyarlar. Sen genellikle nerede olmayı tercih edersin?
Denizi çok seviyorum. Denize çok ihtiyaç duyuyorum. Anadolu'dan gelen biri olarak çok ihtiyaç duymamam gerekir belki ama çok alıştım, o yüzden onun dinginliğini arıyorum dinlenmelerimde. Alıyorum karşıma denizimi, değmeyin keyfime… Bunun yanında, sporda oluyorum. Ailemin ve arkadaşlarımın yanında oluyorum. Onlar bana huzur veriyor.
Hayatının en çılgın yaşı hangisiydi? Ne çılgınlıklar yaptığını hatırlıyor musun?
Hayatımın en çılgın yaşı henüz yok bence. Henüz yaşamadım. Yakındır ;)
Gerçek başarı; hırsın mı, yoksa şansın mı bir ürünüdür sence? Sen ne kadar hırslısın?
Ben pek hırslı değilimdir. Gerçek başarı özünde var olan yetenek ve akabinde emektir. Sadece yeteneğin hiçbir işe yaramadığını da gördüm, yetenek olmadan sadece emeğin işe yaramadığına da. Bir denge. Şans, büyük bir etken. Hele ki böyle bir dünya ve ülkede. Şans çok önemli.
5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
Senaryoyu okurken heyecanlandığım, ekonomik kısmımı düşünmeyeceğim başarılı, sanat odaklı projelerde olacağımı görüyorum. Tiyatroda, sinemada veya dizilerde insanların yıllar sonra da olsa hafızasında kalacak karakterler yaratmak istiyorum.
Televizyon mu, dijital projeler mi sence? Neden?
İyi bir proje olduktan sonra her ikisi de olabilir. Yeter ki başarı teşkil eden bir iş olsun. Dijitalin olması daha hızlı ve daha kısa, onun en büyük avantajı o. Ama televizyonun kitlesi ise daha büyük, ulaşması daha kolay. Sonuçta herkesin elinin altında olan bir kutu. Evin ampülü gibi.
Sinema mı tiyatro mu?
Tiyatro. Ama iyi bir sinema filmi için de can atıyorum.
En çok oynamak istediğin rol hangisi? Veya izlediğinde içinde kalan bir karakter oldu mu hiç?
En çok oynamak istediğim rol, Matrix'teki Tirinity olurdu.
Sporla nasıl bir ilişkiniz var?
Sporla aram iyidir. Haftada 3-4 kere yapmaya gayret gösteririm. Moda'da bir fitness salonundayım. Küçükken yüzüyordum.
Tam olarak şu an olmak istediğin yerde misin?
Evet tam olarak olmak istediğim yerdeyim demek isterdim ama her zaman daha fazlası olduğunu bildiğim için daha iyisini düşünüyorum. Fakat bu beni mutsuz etmiyor, sonuçta bu kadarının olmasını ben istedim.
Ezber mi, sufle mi sence?
Ezber tabii ki.
Hayata dair, seni yaşama bağlayan motto nedir?
'Çok da şaapmamak lazım'. Dalga geçmiyorum, evet mottom bu!

