Aradığınız Konu ?

Ali Öner X beMAN Magazine Mart 2026

Ali Öner X beMAN Magazine Mart 2026

RÖPORTAJ : TUĞÇE ORÇUNUS

FOTOĞRAF İLKER ÖZLÜ

STYLING MURAT HAN

SAÇ & MAKYAJ AKGÜN MANİSALI

STYLING ASİSTANI EMRE BARAN

STÜDYO İLKER ÖZLÜ STÜDYO
MENAJERLİK UNIQUE MANAGEMENT

 

Ali ile Karadeniz'deki setinden fırsat bulup İstanbul'a geldiğinde hem çekim için buluştuk hem de röportajımızı gerçekleştirdik. Epeydir aklımızda olan bu kapak çekimini, baharın gelişiyle hayata geçirmemiz çok iyi oldu. Yeni sezonla birlikte yepyeni sayfalar açmak hepimize iyi gelecek. Uzun zamandır yer aldığı projeleri de masaya yatırdığımız röportajımızda şimdiki Ali'yi görecek, detaylı bir şekilde tanıma fırsatı yakalayacaksınız!

 

Sosyal medyada yarm milyona yakın takipçili bir oyuncu olarak, bir gününü nasıl geçirdiğin merak konusu.


Açıkçası öyle çok ilginç, sıra dışı bir yaşantım yok. Sette olmadığım günler pek erken uyanmıyorum. Uyanıp kahve içip ayıldıktan sonra spor yapıyorum. Malum hikayemiz Trabzon’da geçtiği için orada kalıyoruz. Trabzon’da pek yapacak bir şeyimiz olmuyor, daha çok ekip arkadaşlarımızla birlikte plan yapıyoruz. Gezmeler, dolaşmalar hep birlikte oluyor. Eğer plan yapmazsak otelde çay, kahve içiyoruz. Tek başıma gezip dolaşan biri değilim, o yüzden bu aktiviteleri arkadaşlarımla yapıyorum. Bazen kendime zaman ayırıyorum, film dizi vs izliyorum. Böyle söyleyince biraz sıkıcı gelmiş olabilir ama bu şehir dışında olduğumuz için sakin bir düzen oturtunca da keyifli oluyor.

 

Şimdilerde Karadeniz’de çekimleriniz devam ediyor. Daha önce hiç o taraflarda bir deneyimin olmuş muydu? Nasıl bir hismiş?


Ben uzun zamandır Karadeniz turu yapmak istiyordum. Hatta bu işi de manifestlemiş olabilirim, çok istiyordum buralara gelmeyi. Tabii iş için gelince ve işimiz çok izlenince gönül rahatlığıyla şehirde gezemiyoruz. Zaten buranın olayı da şehir merkezi, cafe vs değil. Daha çok yayla, dağ evi, kamp gibi şeyler. Yeterince yer gördüm aslında, her gittiğim yerde de aynı tepkiyi veriyorum; çok güzel yerler, buralarda yaşayanın ömrü uzar :) Çok keyif alıyorum, almaya da devam ediyorum. Eminim buralara gelen, gören herkes aynı şeyi düşünür. Mükemmel bir atmosfer, şahane bir coğrafya. İnsanı, doğası, kültürü, yemekleri benim çok hoşuma gitti.
 

Taşacak Bu Deniz dizisindeki Gökhan karakterinde en gıpta ettiğin özellik hangisi?
 

Gökhan aslında pek bana benzeyen bir adam değil. Birçok noktada ayrışıyoruz ama oynaması keyifli de bir karakter. Havalı, kendi olayıyla mutlu, akışta yaşayan bir adam. Çok büyük sorunları yok, kabullenmiş bir yapıya sahip. Durumlar karşısında sessiz kalabilmesine gıpta ediyorum. Ben pek sessiz kalabilen biri değilim. En azından Gökhan kadar değilim. Çok sorgularım, düşünürüm, çözüm üretirim. Gökhan biraz daha kabullenip, yapacak bişey yok diyerek devam edebilenlerden.


Peki oyunculuğa başlarken kendine koyduğun hedeflerin var mıydı? Şimdilerde onları gerçekleştirmiş, istediği konuma varmış, çok daha iyisi için çabalayan bir Ali var diyebilir miyiz?


Tabii ki her oyuncu gibi bu işi yapmaya karar verdiğimde ve ilk adımlarımı atmaya başladığımda hedeflerim vardı. Birçoğunu gerçekleştirdim, nankörlük etmemek gerek ama hala birçoğu sırada beni bekliyor. Aslında bu iş biraz da tatminsizlikle doğru orantılı. Çünkü öğrenmeye son veremediğimiz ve sürekli gelişim içinde olduğumuz bir iş yapıyoruz. Bu da yeni hedefleri beraberinde getiriyor. Yeni hedefler insanı diri tutuyor, daha da azimlendiriyor. Daha önce bir röportajımda söylediğim gibi yarınki Ali benden çok daha iyi olacak ve o Ali’nin istekleri, hedefleri bambaşka olacak. Kısaca, geldiğim ve olduğum yerden çok mutluyum ama çok daha iyisi ve güzeli için de sürekli ilerliyorum. Hedeflediğim koltuğa oturacağımdan hiç şüphem yok.

 

Teşkilat, Seni Kalbime Sakladım, O Kız, Yalı Çapkını, Zembilli, Kuruluş Osman, Sahipsizler dizilerinde başarılı rollere imza attın. Hepsi kıymetlidir ama en çok yolunu aydınlatan, bugünkü seni sen yapan hangi projeydi sence?


Her biri bende bambaşka izler bıraktı. Hepsi de çok kıymetli ve içinde olmaktan mutluluk duyduğum projeler. Aslında spesifik olarak bir proje değil de bu sektöre girmem bugünkü beni ben yapan şey diyebilirim. Teşkilat ilk profesyonel işimdi. Seni Kalbime Sakladım, genç ve cıvıl cıvıl bir kadroyla tadı damakta kalan bir işti. O Kız benim ilk başrol projemdi, o yüzden onun yeri ayrı. Zembilli; çok samimi bir işti, çok güzel bir ekiple birlikteydim, tatlı anılar biriktirdim, o da çok başka bir iş benim için. Her biri için çok şeyler söyleyebilirim, methiyeler dizebilirim ama Sahipsizler çok severek oynadığım, beni kabuklarımın dışına çıkaran bir işti. Çok özgür olduğum, karaktere verilen dalı yeşerttiğim ve büyütebildiğim bir projeydi. Bunu yaparken oyuncu arkadaşlarımla çok güzel bir uyum içindeydik. Fırat Alaz’ın izi bende büyüktür.

 

2026'ya dair yapmak istediğin ilk önemli hedefin nedir?


Benim hedeflerim daha çok uzun vadeli oluyor, şu yıl içinde bunu yapacağım gibi hedefler değil de daha çok şu durumu, bu hayatı kendime yaşatacağım gibi daha olaylar ve durumlarla ilgili hedeflerim var. O yüzden aslında bu yıl içinde yapmak istediğim şeyler var demeyi sevmiyorum. Kendimi şartlamış gibi hissetmeyi sevmem. Şartlanmayı da hiç sevmem, istediğim durumu ve olayı yaşamak, zamanını benim belirlemediğim anlarda olur ve bu beni çok daha mutlu eder. Zaten bence mutluluk, plansız olursa daha kıymetli olur. Hedeflerim de beni tetikleyen ama zamanını hesapladığımda, beni şartlayarak baskılayan şeyler oluyor. Bu yüzden bu yıl içinde yapmak istiyorum diye bir şey söylememeyi tercih ediyorum. Olmasını istediğim şeyler, hedeflediğim durumlar, olaylar en doğru zamanda ve beni en mutlu edecek şekilde oluyor.



Biraz da stilini ele alalım istiyoruz. Rahat tercihler yapıyor gibisin. Gardırobunun en önemli parçaları neler?


Evet, aslında genel olarak çok rahat giyiniyorum. İnsanlara ilham veren bir tarzım yok, kendime yakışanı giymeyi seviyorum. En çok giydiğim parçalar jean, t-shirt. Uzunca kafa patlatmaya gerek kalmadan direkt, risksiz, net ve rahat.


Kendine sık sık dönmeyi ve açıklarını bularak onların üzerine gitmeyi sever misin? Yoksa akışta kalanlardan mısın?


Akışta kalabilen biri değilim. Biraz kontrol manyaklığım var. Kendimden memnun olmadığımdan değil, sadece kendimi en iyi versiyonuma nasıl eriştirebilirim düşüncesiyle daha da gelişmek için açık bulurum. Bu aynı zamanda beni besleyen de bir şey. Kendimin kontrolünü elimde tutabilmek hem çok konforlu ve güvende hissettiriyor, hem de beni diri tutuyor. Eğer elimden gelen bir şey yoksa, benim gücümün yetmediği bir noktadaysam ancak o zaman akışta kalabiliyorum. En nihayetinde ne yaparsak yapalım kader diye bir şey var ve bir konuda şansımı mümkün olduğunca zorlamışsam o konuda artık elimden gelen bir şey kalmadıysa, o zaman teslim olurum. Kadere inanıyorum ama kader de gayrete aşık demişler.


Yakışıklı ve dikkat çekicisin. Bu güçlü tavrı spor yaparak mı koruyorsun? Hem içten hem dıştan seni besleyen bir şeyler olduğu kesin.


Teşekkür ederim. Bana göre dikkat çekici olmak için bakım ve özgüven şart. Doğru ve sürekli olduğu takdirde aura dediğimiz o enerji çemberi genişliyor ve bir süre sonra insanı fark edilir kılıyor. Tabii ki spor beni çok besliyor. Yıllardır sporun içindeyim. 3-4 yıl kadar judo sonra 1 yıl karate yaptım. Daha sonra üniversite yıllarımda fitness yapmaya başladım. Oyunculuk yapma kararı aldığımda aktif olarak yapıyordum zaten. Yıllar önce spor yapmaya başlamak bana disiplini öğretti. Zorluk ve yorgunlukla mücadele etmeyi, düşsem de yeniden ayağa kalkmayı öğretti. Oyunculuk, disiplin de isteyen bir iş olduğu için motivasyon ve süreklilik konusunda bana çok yardımcı oldu. Tabii bu sadece sporla değil, yaşanmışlıkla da gelen bir şey ama sporun payı da azımsanamaz. Spor yapan insanlar daha özgüvenli olur. Yürüyüşünden oturuşuna kadar birçok yerde bu özgüven kendini gösterir. Bizim işimiz de kendine güven isteyen bir iş. O yüzden spor iyidir, yapın, yaptırın.


Sosyal medyanı sen mi yönetiyorsun? Paylaşımlarında en çok nelere dikkat ediyorsun? Filtresiz bir Ali’nin yaşamını oradan takip etmek mümkün mü?


Filtresiz bir Ali görmek mümkün. Ben tam anlamıyla kendim olmayı tercih etmiyorum. Orada görünen Ali filtresiz evet ama her yaptığımı, her yediğimi ya da her gezdiğim yeri paylaşmak pek benlik değil. Böyle şeyleri biraz kendine saklayan biriyim. Özel hayatını fazla gösteren biri hiç olmadım. Bazı anlar, yerler ve kişiler insanın özeli olarak kalmalı. Evet, tabii ki paylaşıyorum ama bunu biraz kısıtlı yapıyorum. Bu dönemde sürekli aktif olmak için paylaşım yapmak ve takipçilerle etkileşim içinde olmak güzel bir durum ama her şeyi de göstermemek gerektiğine inanıyorum. Anı yaşamak, göstermek ve paylaşmaktan çok daha keyifli. Kendi hesabımı da ben yönetiyorum.


Dijital platformlar içerik açısından aldı başını gidiyor. Sen digital platformlarla ilgili ne düşünüyorsun?


Bence daha da alıp başını gitmesi lazım. Çünkü artık çok daha dijital bir çağda yaşıyoruz, buna ayak uydurmak ve bu platformlarda varlığımızı daha da çoğaltmamız gerek. Günlük koşturmacalar ve çalışma hayatı sebebiyle insanlar çoğu zaman televizyon karşısında oturmaya vakit bulamıyor. Online içerik tüketiciliği daha kolay, daha konforlu hale geldi. O yüzden bu önüne geçilemez bir durum ki çoğu zaman televizyon karşısında vakit geçirirken insanlar kısıtlandığını ve yayın saatinde orada olmak zorunda kaldığı için yayından sonra izlemeyi tercih ediyor. O yüzden buna ayak uydurmak, daha da sürdürülebilir hale getirmek gerekir diye düşünüyorum.


Hayata dair motivasyonunu sağlayan ve sık sık kendine tekrarladığın bir motto var mıdır?


İçimde birçok motivasyon kaynağım var. Bunlar bazen öncelik sıralamam değiştiği için değişiyor. Bazen de birbirini tetikliyor. Herkes yaptığı işi en iyi şekilde icra etmek ister. Başarı ve bunun karşılığını alma isteği, kesinlikle en büyük motivasyon kaynağı. Hayalini kurduğumuz hayatı yaşamak ve bunu var etmek bir başarıdır. Hatta başarının ödülüdür de aynı zamanda. Ben de hep bu konuda kendime hatırlatmalar yaparım. Çok şükür hayalini kurduğum şeylere hep ulaştım, ulaşmaya da devam edeceğim. İş, özel hayat fark etmeksizin konforlu alanı oluşturabilmek yeni yarışları da beraberinde getiriyor. Bu durumlar her oluştuğunda bir mutluluk kaynağı oluyor ve insanı bir yenisi için motive ediyor. Başarı dediğimiz olgu da aslında tatmin duygusu. Herkesin tatmin olduğu ve olacağı konular kendine göredir. Benimkiler beni mutlu eden ve her seferinde yeniden yeni hedefleri oluşturan türden. O yüzden kendime hep hatırlattığım mottom var. It’s not over until I win. 


Son olarak aşağıdaki kelimelerin senin için neler ifade ettiğini merak ediyoruz.


MOTOR KEYİF

HAYAL YAŞAMAK

KARADENİZ DOĞA

OYUNCULUK TUTKU

ŞÖHRET GÜZEL

Bestyle Magazin
Editör / Yazar
Diğer Yazıları Gör

Bu Ay BeStyle'da Güzide Duran Var!

Bültenimize kayıt olmak
ister misin?

Be Style haberlerini ve gündemini takip et.

Şimdi Kaydol