Aradığınız Konu ?

TV Digest 2026 Haziran X Ezgi Çelik

15 Haziran 2026
TV Digest 2026 Haziran X Ezgi Çelik

Oyunculuk kariyerinde her geçen gün şahane işlere imza atmaya devam eden Ezgi, tam bir tiyatro aşığı. Oynadığı oyunların yanı sıra kendi kalemini de kullanarak hayata geçirdiği oyuncu var. Tabii böyle birinin durmasını beklemiyor kimse değil mi? Sürekli yazıyor, çiziyor, oynuyor, dahil oluyor, benimsiyor ve çok daha fazlası. Yolu bu kadar başarılı olunca da önüne şahane işler çıkıyor. TEGV ile ortak proje ürettikleri Bir Singer Günü programı da çok ses getiren bir diğer işi. Kısacası Ezgi Çelik ile eskilerden bugüne her şeyi konuştuk.

 

Röportaj : Tuğçe Orçunus

Fotoğraflar: Doruk Uğurluer

Styling: Begüm Palabıyık

Styling Team: Betül Palabıyık

Make-Up: Elif Nur Karsak

Saç: Mehmet Türkibiş

 

Çok küçük yaşlardan itibaren bir oyunculuk aşkı içerisindesin. Ama başlangıcın tiyatro, değil mi? Bu yolculuğun dünden bugüne olan hikayesini özetlemeni istesek.

 

Evet, yedi yaşında tiyatroyla başladım ama hemen sekiz yaşında da ilk sinema tecrübemi Atıf Yılmaz’ın Düş Gezginleri filmiyle yaşadım. Sonra da konservatuvardan mezun olana kadar hayatımda sadece tiyatro oldu. Hiç ara vermeden neredeyse otuz yıldır hayatımda tiyatro var. Ama daha en başında kamera da benim için aynı etkiyi yarattı. İyi senaryolar, iyi ekiplerle oyunculuk mesleğini yapmak için benim için çok heyecan verici oluyor. Kendimle ilgili takip ettiğim en önemli şey sıkılıp sıkılmadığım. Sahnedeyken de, setteyken de arada durup kendime her zaman bunu sorarım. Çünkü oyunculuk mesleği asla sıkılarak, mutsuzluk içinde yapılamaz. En azından benim için böyle. Bu uzun yolculukta her zaman takip ettiğim duygu tutkumun devam edip etmediği ve çok şükür ki hala tutkum çok yüksek. 

 

 

O günlerde başlayan bu yolculuğun, hep ilerleyerek ve dolu dolu geçmiş. Ne mutlu. Esas çıkışını yakaladığın projen neydi? Gerçekten özel olduğunu düşündüren şeyi nasıl tarif edersin?

 

Gerçekten dolu dolu geçti, geçiyor. Ben o konuda şanslı oyunculardanım. Çok farklı renkte, çok farklı insanla çalışma fırsatı yakaladım. Esas çıkışım diyebileceğim bir değil birkaç dönem var aslında. İlki Tomris Giritlioğlu’yla tanışmamız, onunla Mimar Sinan’da tiyatro okuduğum dönemde yolumuz kesişti. Konservatuarda okurken profesyonel olarak çalışmamız yasaktı. Tomris Hanım mezun olmamı bekledi. Bana çok inandığını ve o süreci benimle beraber sabırla beklediğini hatırlıyorum. O yaşta bir oyuncu için çok önemliydi bu. Televizyon maceram tamamen Tomris Hanım’ın teşvikiyle başladı. Asi’de birlikte çalıştık. Yolculuğumuz uzun yıllar da devam etti. Taylan Biraderler’in çektiği Kara Yılan da oynadığım ilk diziydi. Şanslıydım, etrafımda hep çok önemli insanlar oldu. Sanırım şunu söyleyebilirim, televizyon ve tiyatro anlamında birkaç önemli dönemecim var, Türkan Derya’yla yaptığımız Safiye Ayla filmi bunlardan biridir. Yakın dönemimde ise, iki yıldır Moda Sahnesi’nde oynadığımız Macbeth oyunu ve lady Macbeth oynamak. Ayrıca neredeyse son beş yılıma damgasını vuran işim Gündüz Apollon Gece Athena oldu. Tokyo’dan aldığımı Asya’nın Geleceği ödülüyle başlayan macera bizi inanılmaz noktalara getirdi. Yolumun gerçekten değiştiğini hissediyorum. 

Sosyal medyada bir hayli aktifsin. Hatta Singer ile Ocak ayında başladığınız bir projeniz var 'Bir Singer Günü' konu başlığıyla her bölüm farklı bir ismi konuk ediyor, çok da keyifli bir sohbet gerçekleştiriyorsunuz. Bu projeyi senden dinleyebilir miyiz? Projenin seni heyecanlandıran yönlerini anlatır mısın? 

 

Bu yarattığımız projeye, Bir Singer Günü serimize bayılıyorum. Benim için her türlü çok özel ve mühim bir iş başlamış oldu. En başta projenin bana gelişinin bence spiritüel, gizemli bir tarafı olduğuna inanıyorum. Uzun zaman gazete ve dergilere röportaj yaptım, köşe yazıları yazdım. Podcast dünyada daha yeni yeni yayılmaya başlamıştı ki, Sobe isimli podcasti hazırlayıp sundum. Çok zevk alıyordum. Tekrar nasıl dönsem, yeni bir şeyler yapmak lazım diye düşünüyordum. Ben moda, tasarım, dikiş tüm bunlara da her zaman çok meraklı oldum. İkisini nasıl birleştirsem, ne üretilir derken bana Singer’den bu teklif geldi. İnanamadım, ilk önce hayalini kurduğum şey bir anda önüme serildi. O yüzden çok mutluyum. Bir de üzerine TEGV ile ortak proje üretmemiz istendi ve çılgına döndüğüm bir iş haline geldi. Eğitim, dikiş, moda, konuklarımla sohbet. Hepsi tek bir yerde nasıl olur acaba diye yazmışım manifest defterime ve oldu. Seyircinin yorumları ve ilgisi de şahane. Oh, memnun’um. 

Kendi yazdığın ve oynadığın bir oyunun olmuştu. Üzerinden epey geçti, devamı gelecek mi? Kendi üretimine odaklandığın yeni projeler hayal ediyor musun? O zaman sana o oyunu yazdıran itici güç ne olmuştu? 

 

Hoşdeng! Kıymetlim. Tek kişilik bir kadın hikayesiydi Hoşdeng. Ailecek çok zor dönemlerden geçtiğimiz bir dönemim oldu, bir gün anneannemde otururken televizyonda Çilem Doğan’nın konuşmasını duymuştum. Aklıma düşen tek şey şu olmuştu; bir insan ne yaşar ki kızının adını Çilem koyar. Tüm hikâye o esnada başladı ve Hoşdeng’in hikayesini kurdum. Bana o süreçte çok iyi geldi. İyileştim, kendi oyunumu yaptım, ilk defa tek kişilik bir oyun oynadım. Tiyatro kariyerim anlamında bambaşka yollar açtı. Hem pandemi hem de çok yoğun dizi tempom sebebiyle oyunu bitirdik o zaman. Bu sorunun gelmesine çok şaşırdım çünkü daha kimsenin haberi yok ama bir süredir Hoşdeng’in film olması üzerine çalışıyorum. Genel hikayesi bitti gibi. Heyecanlıyım çok. Burada ilk defa bahsetmiş olayım o zaman. Umarım ara çok açılmadan hayata geçiririm. 

 

2 Mayıs'ta Moda Sahnesi'nde Caner Cindoruk ile yeni oyununuz BluesCat’in prömiyeri vardı. Nasıl bir oyun bekliyor bizi.

 

Koffi Kwahule çok merak ettiğim bir yazardı. Haftalar süren provanın ardından nihayet 2 Mayıs akşamı Moda Sahnesi’nde prömiyerimizi yaptık. Koffi Kwahule’nin zor, kendine has bir dili var. Daha önce hiç denemediğim bir tarz ve rolle izleyici karşısına çıkıyorum. Olay şu: Bir kadın ve bir erkek bir gökdelenin asansöründe mahsur kalır. Hikaye başlar. Çok sürprizli bir oyun. Doğrusu seyircinin tepkilerini çok merak ediyorum. Özellikle de kadınların tepkilerini. Günümüz kadınlarını, toplumda yaşadığımız tüm korku ve baskıyı anlatıyor. Oyun çok ağır bir konuyu mizahla bütünleştiren yaklaşımı metni kesinlikle etkileyici kılıyor. 

 

Macbeth nasıl gitti? Senin için Macbeth ne ifade ediyor? 

 

Macbeth şahane gidiyor. Yeni sezonda da oynamaya devam edeceğiz. Okuldayken mutlaka lady Macbeth çalışılır ve her kadın oyuncu bir gün yeniden lady Macbeth oynamanın hayalini kurar. Ama genelde denk gelmesi zordur. Hem Shakespeare çok sık sahnelenmiyor hem de Macbeth. Bu deneyim bir kadın oyuncu olarak bana çok şey kattı. Bu kadar vahşi, tutkulu, tehlikeli ama aslında bir o kadar da vicdanlı bir kadını oynamak çok heyecan verici ve başıma gelen en iyi şeylerden biri. 

 

2026’nın ilk altı ayını tamamlamak üzereyiz. Özellikle bu yıl gerçekleşmesini dilediğin hedefler belirledin mi kendine?

 

Kariyer anlamında çok güzel gidiyor. Bunların yanına yeni sezonda mutlaka ulusal kanalda bir dizi yapmak istiyorum. Televizyon hala önemli bir kale gibi duruyor, hiçbir yerde ulaşamadığımız bir seyirci kitlesiyle TV sayesinde buluşmaya devam ediyoruz. Hayalini kurduğum ve peşinde olduğum birkaç yeni proje ve rol var. İşin yanı sıra bir başka hedefim de uzun zamandır ihmal ettiğim dalışa geri dönmek. Bu yaz mutlaka mavi derinliklere döneceğim. Bir de 14-15 yıldır motor kullanıyorum. Bu yönüm pek bilinmiyor ama motor konusunda hayallerim var ve daha sportif bir hale getirmek istiyorum. 

 

Son olarak hayatı biraz akışta yaşamayı mı seversin yoksa plan & program kadını mısındır?

 

Hayatı planlamaya çalıştığımda aman bırak akışa kendini diyorum. En doğrusu akışta kal dediğim zaman da of çok saldım, plansız programsız hayat mı oluyor diyorum. Bende hep biri diğeri tetikliyor. O yüzden çözümü duruma ve konuya göre hareket etmekte buldum. İçimden o sırada hangi modda olmak geliyorsa ona geçiyorum. Ama bir aslan burcu olarak ruh sağlığım için hep akışta kalabilmeyi çok önemsiyorum. Çünkü planlar bozulunca bize hayat çok zor.

Bestyle Magazin
Editör / Yazar
Diğer Yazıları Gör

Özgür Daniel Foster x be MAN Magazine 2026 Haziran Sayısı

Bültenimize kayıt olmak
ister misin?

Be Style haberlerini ve gündemini takip et.

Şimdi Kaydol